Dünya

Gezegen tekrar boğulmaya başladı

Hilal SARI

COVID-19 pandemisinin yayılmasını önlemek amacıyla 2020 yılında dünya genelinde uygulanan kısıtlamalar, gezegene bir nefes aldırmış, küresel CO2 emisyonları yaklaşık yüzde 6 düşmüştü. Ancak aşılama ve yeniden açılma süreçleriyle bu olumlu trend tekrar tersine dönüyor.

Ekonomik faaliyetlerdeki toparlanmanın enerji talebini artırması nedeniyle büyük ekonomiler öncülüğünde küresel emisyonlar Aralık 2020’de yüzde 2 artışla 60 milyon tona ulaştı. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı (IEA) Fatih Birol da konuya ilişkin açıklamasında 2020 sonunda başlayan yükselişin önümüzdeki dönemde süreceğini söylüyor. IEA’nın konuya ilişkin raporunda Birol “Geçen yılın sonuna doğru küresel karbon emisyonundaki sıçrama, dünya genelinde temiz enerjiye geçişin hızlandırılması için yeterli çabanın gösterilmediği konusunda önemli bir uyarı oldu” diyor ve emisyonun temel politika değişiklikleri olmaması durumunda 2021 yılında da yükselmeye devam etmesinin olası olduğunu aktarıyor.

Avrupalı şirketlerin emisyonları Paris hedeflerinden kopuk

İklim kriziyle mücadele konusunda dünyanın en bilinçli ve farkındalığı yüksek bölgesi olarak görülen Avrupa Birliği’nde bile dev şirketlerin emisyonlarının alarm düzeylerde arttığı ve Paris Anlaşması taahhütleriyle bu yükselişin bağdaşmadığı belirtiliyor. Sivil toplum kuruluşu CDP ve Oliver Wyman tarafından yapılan bir analize göre, sınırda karbon vergisi uygulamayı düşünen Euro Bölgesi’nde emisyon hedefi Paris taahhütleriyle uyumlu olan şirketlerin oranı onda biri bile bulmuyor. Bloomberg’de yer alan habere göre Avrupa’nın en büyük 1.000 şirketinin incelendiği araştırma sonuçlarında CDP Avrupa Direktörü Maxfield Weiss, “Avrupalı şirketlerin emisyonları alarm verici şekilde artıyor. Hedefler için daha fazla adım atılmalı” diyor. Araştırma Paris Anlaşması’ndaki ısınmayı 1,5 Celcius derecede tutabilmek için, Avrupa ekonomisinin önümüzdeki 10 yılda emisyonunu yüzde 50 azaltması gerektiğini, yüzde 65’inin ise Paris taahhütlerine tam uyumlu hedefler koyması gerektiğini ortaya koyuyor.

Pandemide emisyonu artan tek ülke Çin

IEA raporuna göre dünyanın en fazla seragazı salımı yapan ülkesi Çin, 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,8 artışla (75 milyon ton) karbon emisyonu artışı kaydeden tek ülke oldu. Emisyonlarda üçüncü sırada gelen Hindistan’da ise eylül ayından itibaren karbon salımının bir önceki yıla göre artışa geçtiği belirtiliyor. ABD’de ise emisyonlar 2020’de yüzde 10 düştü. Ancak mayıstan itibaren tekrar yükselişe geçmeye başladı.

Biden da sınırda karbon vergisi getirebilir

Liderlerin iklim kriziyle mücadeleyi siyasi ajandasının önemli unsurlarından biri olarak gördüğü ekonomilerde “karbon vergisi” artık çok yakın bir olasılık. Avrupa Birliği yeni ticaret stratejilerinde Paris Anlaşması’nın taahhütlerini ticaret anlaşmalarında bağlayıcı hale getirmeye hazırlanırken, ABD’de de yeni Biden hükümetinin sınırda karbon vergisi uygulamasını değerlendirdiği belirtiliyor. Hafta başında ABD Ticaret Temsilciliği’nin yayınladığı yeni ticaret stratejileri kapsamında seragazı emisyonlarının azaltılması için yeni düzenleme opsiyonlarının değerlendirileceği, bunlar arasında karbon vergisi uygulayan ülkelerin, karbon vergisi olmayan ülkelerden yapılacak ithalata ilave vergi uygulamasının da yer aldığı “sınırda karbon” düzenlemeleri de olduğu belirtildi. ABD’nin yeni ticaret stratejilerinin önemli bir diğer unsuru da tedarik zincirlerinde zorla işçi çalıştırılmasını engellemek, dünya genelinde sömürücü çalışma koşulları, yolsuzluk, kadın ve azınlıklara yönelik ayrımcılıkla mücadele etmek olacak.

Pandemi Dünya’ya nefes aldırmıştı

2020 tecrit uygulamaları ana enerji talebini yüzde 4 düşürmüş, bu da yaklaşık 2 milyar tonluk eşi benzeri görülmemiş bir CO2 emisyonu düşüşüne yol açmıştı. Bu miktar Avrupa Birliği’nin tüm karbon emisyonunu küresel emisyon miktarından çıkartmaya eşdeğer. Küresel enerji sektörünün emisyonları ise pandemi boyunca yüzde 3,3 düşmüştü. Uluslararası Enerji Ajansı raporuna göre yenilenebilir enerjiye geçişler en büyük katkıya sahip. Yenilenebilir enerjinin toplam enerji üretimindeki payı geçen yıl yüzde 29’a yükseldi. 2019 yılında bu oran yüzde 27’ydi.

Kaynak: Dünya Gazetesi

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu